BASIN YAZILARIM

ANTAKYA GAZETESİ TÜM YAZILARIM İÇİN TIKLAYIN ....

KURTULUŞ GAZETESİ TÜM YAZILARIM İÇİN TIKLAYIN ....

YOUTUBE KANALIM İÇİN TIKLAYIN

-UZMAN PSİKOLOG DANIŞMAN METİN HAMURCU YAZIYOR-

An’da kalmak, zihnin geçmişte yaşanmış olaylara ya da gelecekte olabilecek ihtimallere takılmadan şu anın içinde kalabilmesidir. Çoğu zaman beden şu andayken zihin başka bir zamandadır. An’da kalma egzersizleri, zihni yeniden bedenle ve mevcut anla buluşturmayı amaçlar.

En temel yöntem nefese odaklanmaktır. Nefes her zaman “şimdi”de gerçekleşir. Burnundan yavaşça nefes alıp verirken sadece havanın girişini ve çıkışını izlemek bile zihni toplar. Nefesi değiştirmeye çalışmadan, sadece fark ederek izlemek önemlidir. Zihin dağıldığında bunu fark edip nazikçe tekrar nefese dönmek an’da kalma pratiğinin özüdür.

Duyular üzerinden farkındalık geliştirmek de etkilidir. Bulunduğun ortamda gördüğün renkleri, duyduğun sesleri, temas ettiğin yüzeyleri bilinçli şekilde fark etmek zihni şu ana sabitler. Örneğin yürürken adımlarını hissetmek, çay içerken sıcaklığını ve tadını gerçekten deneyimlemek basit ama güçlü bir egzersizdir. Günlük rutinleri otomatik pilotta değil, bilinçli şekilde yapmak farkındalığı artırır.

Beden tarama çalışmaları da an’da kalmaya yardımcı olur. Gözler kapalı şekilde baştan ayağa bedeni zihinsel olarak taramak; nerede gerginlik, nerede rahatlık olduğunu fark etmek, kişiyi bedensel deneyimine yaklaştırır. Bu çalışma özellikle kaygı ve zihinsel yoğunlukta oldukça düzenleyicidir.

Son olarak düşünceleri durdurmaya çalışmak yerine onları gözlemlemek gerekir. Zihne gelen düşünceleri “bir düşünce geldi ve geçiyor” şeklinde izlemek, onlarla özdeşleşmeden kalabilmeyi sağlar. An’da kalmak, zihni boşaltmak değil; olanı fark ederek kabul etmektir. Düzenli pratik yapıldıkça zihnin geçmiş ve gelecek arasında savrulması azalır ve kişi daha dengeli, daha sakin bir iç duruma yaklaşır.